BARIŞIN VE YAŞAMIN YANINDAYIZ!

BARIŞIN VE YAŞAMIN YANINDAYIZ !

10 Ocak 2016 tarihinde bir grup akademisyen bir bildiri yayınlayarak “bu suça ortak olmayacağız” dediler. Bildiride Kürt halkının yoğun olarak yaşadığı illerde aylardır süren abluka, sokağa çıkma yasakları, sivil ölümleri ve yıkımlar eleştirilmekte, devlete müzakereye dönüş ve barışın sağlanması çağrısı yapılıyordu.

Bildirinin yayınlanmasının ardından malum tepkiler geldi. Cumhurbaşkanı akademisyenleri “aydın müsveddeleri” olarak nitelendirdi ve “bu ihanet karşısında ilgili kurumların gerekenleri yapacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Büyüklerinden cesaret alan çete lideri Sedat Peker’de akademisyenlerin “oluk oluk akan kanında duş alma” tehdidinde bulundu. Başbakan‘da “fikir özgürlüğü içine girmez” diyerek engin demokrasi perspektifini ortaya koydu.

Talimatları alan üniversite yönetimleri de görevlerini yerine getirmeye başladılar. Pek çok üniversitede imzacı akademisyenlere soruşturma açıldı, bazılarının istifası istendi, bir kısmına ise sivil faşistler tarafından tehditler geldi. Hatta bir üniversitede gözaltılar başladı. Bu arada Uludağ Üniversitesi de boş durmadı. 14 Ocak 2016 tarihinde ülkemizin şu andaki “en önemli” sorununu görüşen Uludağ Üniversitesi Senatosu aldığı 01 nolu kararla bildiriye imza atan üç öğretim elemanına kınama cezası verdi.

Senato kararında yer alan “vatanın herhangi bir bölgesini kurtarılmış bölge ilan etme kalkışma girişimini desteklemenin masum bir akademik özgürlük gibi görmenin mümkün olmayacağı” ifadesinin, akademisyenlerin bildirisi ile nasıl ilişkilendirildiğini anlamak olanaksızdır. Bildiride yasalarımıza göre suç sayılabilecek herhangi bir talep ve ifade yer almamakta, imzacılar sadece ölümlerin durmasını ve barışın sağlanmasını istemektedirler. Akademisyenler bir TC yurttaşı olarak bu talebi devlete yapmaktadırlar. PKK değil devleti muhatap almalarının neresi yanlıştır?

Aydınlar bir ülkenin vicdanıdır. Aylardır yüzlerce insanın öldüğü, şehirlerin yıkılıp yakıldığı bir ülkede aydınların bu duruma sessiz kalması beklenemez. Aydınların bu feryadını susturmaya, devletin sopasıyla “terbiye” etmeye çalışmak içinde yaşanan kaosun daha da büyümesi ve ülkenin demokrasiden daha da uzaklaşması dışında bir sonuç vermeyecektir.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi olarak hem Uludağ Üniversitesinde, hem de ülke çapındaki tüm barış isteyen akademisyenlerin yanında olduğumuzu, onların barış için gösterdikleri çabaları önemsediğimizi belirtiyor, demokrasiden yana olan herkesi barış için ortak tutum almaya çağırıyoruz.

Savaş ölüm demektir, barışın ve yaşamın yanındayız!

Necla Türemen – A. Serdar Esen
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Bursa Eş Sözcüleri 12387739_883564075084558_1159426655_n

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir