ŞİMDİ UMUDU BÜYÜTMENİN ZAMANI!

14 Nisan 2019 tarihinde toplanan Yeşil Sol Parti Parti Meclisi, 31 Mart seçimlerinin sonuçlarını, 13 Nisan 2014 tarihinde toplanan Parti Müzakere Kurulundan çıkan eğilimleri de dikkate alarak değerlendirmiş, seçim sonrası dönemin sorumluluk ve görevlerini belirlemiştir.

31 Mart seçimlerinde Türkiye toplumu esas olarak, iktidar blokunun hegemonik bir şekilde demokratik yaşamı her geçen gün yok eden gidişatına itiraz ederek tepkisini ortaya koydu. Toplumun birbirinden ideolojik ve politik açıdan farklı muhalif kesimleri, bugünkü ekonomik ve siyasi krize karşı iktidarı frenleyerek, demokratik siyaseti yeniden güçlü kılan bir yanıt verdi. Gidişata dur diyerek, toplum adeta demokratik uyarı işlevini yerine getirdi.

Bugün Cezayir ve Sudan’da da görüldüğü gibi, diktatörlük rejimlerini geriletmede, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin, toplumun ezilen, sömürülen, ötekileştirilen kesimlerinin, çoğulculuğu reddeden tek adam rejimlerinin karşısındaki mücadele ve deneyimlerinin önemli olduğunu ifade ediyoruz.

31 Mart seçimleri, bir yerel seçim karakterinden daha çok bir genel seçim havasında geçti. Bugünkü iktidar blokunun bileşenleri, başta AKP ve MHP olmak üzere, mevcut iktidarlarını sürdürebilmek için yapay bir gündem üzerinden, beka meselesini gündemleştirerek sonuç üretme gayreti içinde oldular.

Aslında bu gayretleri yeni değil. Cumhur ittifakının mayalanması 7 Haziran seçimleri ve sonuçları üzerinden gerçekleşti. Sonrasında ise 15 Temmuz darbe girişimi ve ardından gerçekleşen iktidar darbesi ile toplumda beka sorunu özellikle Kürt meselesi ve FETO vurgusuyla derinleştirilerek işlendi. Özellikle Kürt meselesindeki politika değişikliğine bağlı olarak siyaset üzerindeki tecrit cezaevlerinde tutuklular üzerinde de sürdürüldü. Yaşamın bütün alanları baskı altına alındı.

Zaten sorunlu ve 12 Eylül zihniyetinin ürünü olan mevcut sistemin kısmi demokratik kurumları bile bu politik akıl ve stratejiyle yok sayıldı. Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi olarak takdim edilen tek adam rejimini kurumsallaştıracak adımlarla, iktidarın yeni rejim inşa girişimi hızlandırıldı.

Bütün bu süreç boyunca, ülkede yok edilen adalet, hukuk ve demokrasi, toplumun ve özellikle demokratik muhalefetin ana gündemi oldu. Yeşil Sol Parti 31 Mart seçimlerinin arifesinde 2 Aralık 2018 tarihinde gerçekleşen Konferans/Kongresinde, dönemin analizini yaparak, 31 Mart seçimlerine mevcut iktidar blokunu geriletecek ve muhalefetin bir arada, birlikte seçimlerden başarıyla çıkabilmesini sağlayacak bir yol haritası oluşturdu.

Bileşeni olduğumuz Halkların Demokratik Partisi, bu süreçte İttifakların dışında kalarak ancak toplumsal taleplerin doğru okumasını yaparak, seçim stratejisini kamuoyuna deklere ederek hayata geçirdi. Kürt illerinde kayyum atanmış belediyelerin alınması ve batı metropollerinde AKP/MHP ittifakına kaybettirmek olarak özetlenebilecek siyaset bizim açımızdan toplumun talep ve beklentilerine yanıt ve sonuç üreten bir politik strateji oldu.

Bizim esas gündemimiz, bu başarının toplumun ezilen, yok sayılan, ötekileştirilen, kadınların, gençlerin, farklı kültürel kimliklerin, ekolojik ve demokratik mücadelelerin hayvan hakları gibi özel mücadele alanlarının ortak başarısı olduğu ve seçim sonuçları itibarıyla ortadaki başarının nasıl yönetileceğidir.

Bu gündeme bağlı olarak;

  1. 31 Mart seçimleri bir süredir toplumda var olan, bu iktidarın sandık yoluyla ve demokratik yollardan değiştirilemeyeceğine ve durdurulamayacağına dair kanaatleri değiştirdi.Topluma sirayet eden umutsuzluğun yerini yeniden başarılı olmanın mümkün olabileceğine dair umut almış oldu.

  1. Ortaya çıkan bu sonuç, ilk kez gerçekleşmedi. Aynı olmamakla birlikte benzer bir sonucun 7 Haziran seçimlerinde de çıktığını hatırlamak gerekir. Bu süreçte iktidarın geriletilmiş olunmasının yetmediğini yaşamış ve deneyimlemiş olmayı bugün için değerlendirmek doğru olacaktır.

  1. Bugünkü iktidarın yakın geçmişe baktığımızda başarılı olması sadece başarılarını yöneterek olmadı. Özellikle AKP başarısızlıklarını da iyi yönetebildiği ölçüde iktidarını sürdürmeyi başardı. O nedenle 7 Haziran sonrasını hatırlamakta ve yapamadıklarımıza bakmakta yarar var.

  1. Bugün de AKP ve müttefikleri ortaya çıkan başarısızlığı ve yenilgiyi yönetme gayreti içindedir. İstanbul’da seçim sonuçlarını kabul etmeyen, Kürt illerinde kazanılmış HDP’li belediyeleri gasp eden bir zihniyet ve uygulamayla karşı karşıyayız. Şimdi muhalefete düşen görev, kazanılmış başarıyı yöneterek iktidarın süreç yönetimini zora sokmaktır.

  1. Yakın geçmişimizdeki Hayır kampanyası ve 24 Haziran seçimleri, daha da geriye gidersek 7 Haziran seçimleri muhalefete yeniden yanlışa düşmemek için önemli deneyimler sunmakta. Başarıda emeği olan muhalefetin farklı ideolojik/politik öncelikleri olduğunu bilerek, bu sürecin yönetilmesinin kazanılan başarı kadar kolay olmayacağını bilmek gerekir.

  1. Tam da burada bütün bir muhalefetin HDP’nin bu süreçte ortaya koyduğu siyasi ferasete bakması gerektiğini düşünüyoruz. HDP bu kritik eşikte kendi ideolojik/politik önceliklerine değil, toplumun ve ülkenin geleceğine önem vererek ortaya kapsayıcı ve oyun bozucu bir siyaset koymuştur.

  1. Şimdi faklı muhalif kesimler, başta CHP olmak üzere herkes bu yaratıcı deneyime bakarak daha kapsayıcı ve demokrasiyi kazanabilecek bir siyasi çaba içinde olarak, muhalefetin bir arada ve birlikte durmaya devam edebilmesi için kafa yormalıdır. İktidar karşısında yaratılan umudu söndürmeden büyütmek amaçlanmalı.

  1. Yeşil Sol Parti, önümüzdeki dönem bu ortak çaba içinde olarak, oylarımızla seçilmiş olan belediyelerin, ırkçılık ve cinsiyetçilik yapmasının, ekolojik yıkıma neden olan betonlaşma ve ranta dayalı bir yönetim anlayışı içinde olmasının karşısında durarak, yaşam alanlarını koruyan, sadece insanları değil bütün canlı yaşamını önemseyen, ekolojik ve demokratik kent yönetimleri için çaba ve takip içinde olacaktır.

  1. Yeşil Sol Parti, kentlerin bütün demokratik kurum ve meclisleriyle, yerel inisiyatif ve platformlarıyla birlikte yönetilmesini, halkın söz, yetki ve karar sahibi olmasını savunmaya devam edecektir. Belediye meclislerinin bürokratik işleyişten arındırılması ve halkın direk katılımına açık yapılar haline gelmesi için siyasi denetim ve takip içinde olacaktır. Kentlerde işlenen ve işlenecek olan kent suçlarının takipçisi olarak gereğini yapan bir politik faaliyetin içinde olacaktır.

  1. Yeşil Sol Parti, bugün meşru ve halkın iradesi ile seçilmiş olan yönetimleri sonuna kadar savunacak ve gasp edilmesine karşı bütün bir toplumsal muhalefetle dayanışma içinde mücadele etmeye devam edecektir. KHK yoluyla kamudan ihraç edilen ve bugün seçilmiş olan KHK’ların seçilmiş olmalarını yok sayan anlayışa karşı, bu yerellerdeki halk iradesini savunarak mücadele etmeye devam edecektir.

  1. Ayrıca; meşru anayasal bir hak talebini devletin kendi yasalarına uyarak çözülmesi mümkün bir meseleyi açlık grevi yoluyla talep eden başta HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven olmak üzere binlerce tutuklu ve mahkumun çığlığını duymazdan gelen yönetim anlayışını sorumluluk almaya davet ediyoruz. Yeşil Sol Parti olarak, aslolanın yaşam hakkı olduğunu hatırlatıyor bir an önce bu göz göre göre yaşatılan ölüm sessizliğinin sonlanması için başta yönetenler olmak üzere herkesi duyarlılığa çağırıyoruz.

  1. Yeşil Sol Parti, bu önümüzdeki süreçte, HDP ile yürüyüşünü daha kapsayıcı bir birleşik mücadeleye evirme hedefiyle sürdürecektir. HDP ile sınırlı olmayan, ezilen, sömürülen emekçileri, ötekileştirilen, yok sayılan farklı kültürel kimlikleri, inanç kesimlerini, kadınları, gençleri, ekoloji hareketlerini, hayvan hakları ve savunucularını, farklı seçenekleri kucaklayan bir genişleme stratejisinin oluşturulması için çaba gösterecektir.

  1. Yeşil Sol Parti, iktidarın muhalefeti ötekileştirmesine, meşruluğunu tartışma konusu etmesine karşı, birlikte bir arada yaşamın savunucusu olmaya devam ederek eşit, özgür, yeşil ve demokratik bir toplumun inşası için mücadele etmeye, umudu büyütmeye karalıdır..

Karalıyız, umutluyuz, kazanacağız!

Yeşil Sol Parti

Parti Meclisi

3

Comments are closed